Yalnız sadece 6 kelime mi?

Günümüz en büyük sorunlarından biride yalnızlık belkide. Cam kenarda bir fincan kahve yudumlarken, durakta otobüs gelmesini beklerken, arkadaş toplantılarında bile seninde elinde bir tablet, akıllı bir telefon mevcut değil mi?

Bu sorunun cevabı günümüz dünyasında herkesin muhtemel evettir. Hangimiz akıllı telefonunu evde unuttuğu bir gün kendini gün boyunca huzursuz hissetmiyor ki. Belki de yalnızlığımızı elimizde ki o teknolojik aletin içine hapsediyoruz! Hiç tanımadığımız insanların mutluluklarını ‘like’lıyoruz sosyal medya hesaplarımızda, kimi zamanda onlarla ağlıyor onlarla üzülüyoruz.

Sabah uyanır uyanmaz elimize telefonumuzu alıyoruz sanki ona ‘günaydın’ dercesine. Odadaki sessizliği bozmak için müzik açıyoruz, karnımızı doyurmak için yemek tarifleri arıyoruz sevdiğimiz bir kişiyi arayıp fikir almak yerine. Biz mi yalnızlığımızı paylaşıyoruz onunla yoksa o mu bizi yalnızlaştırıyor uzun soluklu düşünmek gerekiyor bu konu üzerinde galiba.

Davetiyemizi elden vermeli elektronik posta atmadan, özlediğimizde birine aklımıza ilk gelen mesaj atmak olmasa mesela ya da büyük aşkla evlendiğimiz eşimize onu mutlu etmeyi zamanın en ‘pahalı’ telefonuna almak yerine onu oturduğu koltuktan kaldırıp beraber dolu dolu vakit geçirerek mutlu etmeye çalışsak herkes daha mutlu ve daha sosyal olmaz mı acaba?

Akıllı diye tabir edilen bu teknolojik aletleri yerinde ve gerektiğince kullansak sevdiklerimize, sevdiğimiz faaliyetlerimize sahip çıkıp sımsıkı sarılsak, daha çok hep daha çok mutlu olsak, dünyamızı daha fazla renklendirsek yalnızlığımızı ona değilde içimize hapsetsek daha mutlu hayatlara uyanırız büyük olasılıkla.